www.katmalikleri.com

Apartman ve Site Yönetim Hizmetleri

Toplantı Çağrısını İmza Karşılığı Kabul Etmeyenler Olursa Ne Yapmalı?

SORU:Yöneticisi bulunduğum apartman için yapacağımız toplantı için bütün kat maliklerine aps yoluyla iadeli taahhütlü olarak davetiye gönderilmiştir. Kat maliklerinden sahipleri aynı olan iki şirket gönderilen davetiyeyi kabul etmemişlerdir. Posta memuru tarafından aps üzerine "gonderiyi kabul etmiyor sekreter isim soyad tarih" ibaresini koyup tarafımıza iade edilmiştir. Toplantının usulüne uygun şekilde yapılması için ve ilerideki olası olumsuz durumları da önlemek adına toplantı davetiyesini kat maliklerine nasıl ulaştırabiliriz?

YANIT:

Alıntı 1:

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 1992/9153
K. 1992/8253
T. 24.9.1992
• KAT MALİKLERİ KURULU ( Kararların İptali Davası - Olağanüstü Toplantıya Çağrı )
• OLANÜSTÜ TOPLANTIYA ÇAĞRI ( 15 Gün Önce Bütün Kat Maliklerine İmzalatılacak Çağrı )
• 15 GÜN ÖNCEDEN ÇAĞRI ( Çağrı Kağıdı - Davet Edilen 5 Kişinin İmzadan İmtina Etmeleri )
• İMZADAN İMTİNA ( Kişilerin Kötü Niyetli Olduklarını Göstermesi - Çağrının Geçersizliği )
• ÇAĞRININ GEÇERSİZLİĞİ ( İmzadan İmtina Etmelerinin Çağrıyı Geçersiz Kılmaması )
• BİLİRKİŞİ ( İmzadan İmtina Ettiklerinin İspatı Zımnında Mehil Verilmesi )
• MEHİL VERİLMESİ ( Davalının Kat Maliklerinin İmzadan İmtina Etmelerini Kanıtlaması )
634/m.29
ÖZET : Olağanüstü toplantıya çağrı toplantıdan en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalatılacak bir çağrı üzerine de söz konusu olabilir. Süresinde elden imzalatılacak çağrı kağıdı ile davet edilen 5 kişinin çağrı kağıdını imzadan imtina etmesi, o kişilerin kötü niyetini gösterir nitelikte olduğundan, çağrının geçersizliğini gerektirmez.

DAVA : Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Hükme esas alınan bilirkişi raporunda olağanüstü toplantıya çağrının usulüne uygun olmadığı sonucuna varılmış ve buna uygun olarak mahkemece toplantının iptaline karar verilmiş ise de Kat Mülkiyeti Kanununun 29. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre olağanüstü toplantıya çağrı toplantıdan en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalatılacak bir çağrı üzerine de toplanabileceği açıklanmış olup, bilirkişinin incelediği belgelerde 10.8.1989 tarihinde bütün kat maliklerine elden imzalatılmak üzere bir çağrı kağıdı çıkarıldığı, davacıların bunu imzalamadıkları ve bunun üzerine kendilerinin taahhütlü mektupla davet edildiklerinin yazılı olduğu bildirilmektedir. Süresinde elden imzalatılacak çağrı kağıdı ile davet edilen 5 kişinin çağrı kağıdını imzadan imtina etmesi, o kişinin kötü niyetini göstereceği ve bu suretle çağrının geçersizliğini gerektirmeyeceği cihetle, bilirkişi tarafından incelenen belgelerin yeterli kabul edilmemesi halinde davalıya bu hususu ispat olanağı verilmesi gerekir. Mahkemece davacıların çağrı kağıdını imzadan imtina ettiklerine dair olgunun ispatı zımnında davalıya mehil verilmeden davanın kabulü ile toplantının bu sebeple iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.9.1992 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Alıntı 2:

T.C.
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/3706
K. 2005/5795
T. 2.6.2005
• KAT MALİKLERİ KURULU KARARININ İPTALİ TALEBİ ( Kat Maliklerine Yapılacak Tebligat Usulü - Adreste Bulunamayan Muhataba Tebligatın Yapılması Usulü )
• TEBLİGAT USULÜ ( Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Davasında Kat Maliklerine Yapılacak Tebligat )
• ADRESTE BULUNMAYAN MUHATABA TEBLİGAT YAPILMASI USULÜ ( Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Talebiyle Açılan Davada )
7201/m.21,Ek.1
ÖZET : 1- Somut olayda, mahkeme kararı için davalılara çıkartılan tebliğ mazbatasında muhatapların adresinde bulunamadığı yazılmış, ancak bu bilgiyi veren kişi veya kişilerin isim ve imzaları alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmışsa da imzası alınmamıştır. Bu sebeple yapılan tebligatlar usulsüzdür.

2- Tebligat Yasasının "bağımsız bölüm sahiplerine tebligat" başlığı" adı altında Ek 1. maddesinde "taşınmazda oturmayan bağımsız bölüm maliklerinin yöneticiye Türkiye'deki bir adreslerini yazılı olarak bildirmek zorunda oldukları, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatların bu adrese yapılacağı bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamamış olması hallerinde bundan sonraki tebligatların o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılacağı, bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa apartman ilan tahtasına açılan tebligat örneğinin bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılacağı" belirtilmiştir. Mahkeme kararının davalı Fikri İçli'ye Tebligat Yasasının yukarda bahsedilen ek 1. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, davalı Fatma Sezen Göğüş'ün de dava açılmadan önce bağımsız bölümünü devretmiş olduğu ve dolayısıyla Tebligat Yasasının Ek 1. maddesince kendisine tebligat yapılamayacağı göz önüne alınarak sağ olup olmadığı araştırılarak sağ ise kendisine ölü ise mirasçıları tespit edilerek mirasçılarına usulüne uygun olarak mahkeme kararı tebliğ edil

DAVA : Dava dilekçesinde çatının oranlanmasına ve kat malikleri kurul kararının çatı onarımı ile ilgili maddesinin yok sayılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın davacı Mahmut H.Çalışal açısından reddi diğer davacı açısından kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı Münteha Zarar tarafından temyiz edilmiştir.

KARAR : 1- Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28'inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.

Somut olayda, mahkeme kararı için davalılar Mehmet Şefik Turan, Ebubekir Sıddık İçli Timuçin Yıldırım, Osman Gürhan, Oral Bayramoğlu'na çıkartılan tebliğ mazbatasında muhatapların adresinde bulunamadığı yazılmış, ancak bu bilgiyi veren kişi veya kişilerin isim ve imzaları alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmışsa da imzası alınmamıştır. Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile tebligat geçersizdir.

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının davalılar Mehmet Şefik Turan, Ebubekir Sıddık İçli, Timuçin Yıldırım, Osman Gürkan ve Oral Bayramoğlu'na usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz süresi beklenmesi,

2- Davalılar Fikri İçli ve Fatma Sezen Göğüş'e mahkeme kararı Tebligat Yasasının 35. maddesine göre yapılmıştır. Ancak daha öncesinde davalı Fikri İçli'ye dava dilekçesinin Tunalı Hilmi Caddesindeki bir adrese tebliğe çıktığı ve iade edildiği, yeniden tebligat yapılmadığı, mahkeme kararının yine aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, sonrasında da davalının bağımsız bölüm adresine Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.

Davalı Fatma Sezen Göğüş'e de dava dilekçesi bağımsız bölüm adresine tebliğe çıktığı, öldüğünden bahisle iade edildiği, Mahkeme kararının aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, bu kez de adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, sonrasında da Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ yoluna gidildiği anlaşılmıştır.

Sözü edilen madde uyarınca tebligat yapılabilmesi muhataba daha önce yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, yukarıda açıklandığı üzere bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan, mahkeme kararının adı geçen davalılara tebliği işlemi de geçerli değildir.

Tebligat Yasasının "bağımsız bölüm sahiplerine tebligat" başlığı" adı altında Ek 1. maddesinde "taşınmazda oturmayan bağımsız bölüm maliklerinin yöneticiye Türkiye'deki bir adreslerini yazılı olarak bildirmek zorunda oldukları, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatların bu adrese yapılacağı bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamamış olması hallerinde bundan sonraki tebligatların o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılacağı, bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa apartman ilan tahtasına açılan tebligat örneğinin bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılacağı" belirtilmiştir.

SONUÇ : Mahkeme kararının davalı Fikri İçli'ye Tebligat Yasasının yukarda bahsedilen ek 1. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, davalı Fatma Sezen Göğüş'ün de dava açılmadan önce bağımsız bölümünü devretmiş olduğu ve dolayısıyla Tebligat Yasasının Ek 1. maddesince kendisine tebligat yapılamayacağı göz önüne alınarak sağ olup olmadığı araştırılarak sağ ise kendisine ölü ise mirasçıları tespit edilerek mirasçılarına usulüne uygun olarak mahkeme kararı tebliğ edilerek temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 2.6.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Alıntı 3:(Sonuç)

BAĞIMSIZ BÖLÜM SAHİPLERİNE TEBLİGAT

EK MADDE 1 - (3220 - 6.6.1985) Kat Mülkiyeti Kanununun uygulandığı hallerde, ortak taşınmazda oturmayan her bağımsız bölüm sahibi, apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligat yönünden geçerli olmak üzere, Türkiye'de bir adresini yöneticiye yazılı olarak bildirmek zorundadır.

Apartman yönetimi ve ortak giderler ile ilgili tebligatlar bu adrese yapılır.

Bağımsız bölüm sahibinin adres bildirmemesi veya yazılı olarak bildirdiği adrese tebligat yapılamaması hallerinde, bundan sonraki bütün tebligatlar o kişiye ait bağımsız bölümde fiilen oturana yapılır. Tebligatın bir örneği apartman girişinde bulundurulacak ilan tahtasına asılır. Bağımsız bölümde fiilen oturana bu şekilde yapılacak tebligat, bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.
(Ek fıkra: 4829 - 19.3.2003 / m.17) Bağımsız bölümde fiilen oturan yoksa ilân tahtasına asılan tebligat örneği bağımsız bölüm sahibine yapılmış sayılır.

 

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   13701 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam19
Toplam Ziyaret191325
Anket
Apartman yönetim planınızdan haberdar mısınız?
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.32052.3298
Euro2.84842.8599
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 4°